YAZARLAR

Öfke ve Korku

Bir Madalyonun İki Yüzü

Öfke kişinin planları engellendiğinde, ihtiyaçları karşılanmadığında, haksızlığa uğradığında ya da kendi benliğine karşı bir tehdit algıladığında ortaya çıkan bir duygudur.

Öfke duygusu hissedilen kişi tarafından kabul edici şekilde karşılanmadığında, bu durum kendini bir çok yıkıcı davranışlar halinde gösterir. Öfke duygusunun anlaşılamaması ve bu duygu üzerinde kontrol sağlanamaması sonucunda kişi suç ve şiddet eğilimi gösterebilir. Öfkelenildiğinde „beynim yandı“ denilmesi tesadüfi değildir, çünkü sürekli hissedilen yoğun öfke beynin yapısı içinde nöronlara zarar verir.

Öfke duygusu anlaşıldığında ve kabul gördüğünde kişiye bir çok aydınlama kapıları açar. Örneğin, en son öfkelendiğiniz bir olayı hatırlayın ve düşünün. O anda hissettiğiniz öfke duygusunu nerden tanıyorsunuz? Aynı o andaki gibi hissettiğiniz dönemler oldu mu? O dönemler tam olarak ne yaşadınız? Yaşadığınız öfke aslında size neyi ve kimi hatırlatıyor? Genellikle andaki problemli soruların cevabı geçmişteki tetikleyici unsurlarla bir araya gelir ve insana çok karışık duygular hissettirebilir. Bu durum öfkeyi besleyici bir gerçek olarak karşımıza çıkar.

Öfkenin altında yatan dört temel duygu:
İncinme, Gücünü yitirmiş hissetme, Korkma, Utanma

Öfke duygusu ikincil bir duygudur ve birincil duyguların bastırılması sonucunda daha şiddetli bir şekilde ortaya çıkabilir. Ruh bilimi araştırmacıları öfkenin altında yatan dört temel duyguya dikkat çekmiştir: İncinme, Gücünü yitirmiş hissetme, Korkma, Utanma. Siz öfkelendiğinizde aslında hangi birincil duyguyu içinizde hissediyor ve bastırıyorsunuz? Bu soruya olan cevabınız sizi kendinizle yüzleştirir ve kendi kendinize göstereceğiniz şefkatle tanıştırır. İçinizdeki şefkat hep orada. Öfkenizin altında yatan korkuyu veya utancı kabul edip, kendinizi şefkatle sarmalamak neden mümkün olmasın?

İkincil duygular altta yatan sebepleri keşfetmek için bir ipucudur. Örneğin, bazen öfke en derinlerde hissettiğiniz utancın bir maskesi olabilir. Sonrasında gelen şiddet ise utancı gurura çevirmenin yanlış vasıtası olarak karşımıza çıkar. Yani öfkelendiğinizde bir an durun ve kendinize şu soruyu sorun: „Benim şu anda ihtiyacım olan şey ne? En derinde korktuğum şey ne? İhtiyaçlarımın karşılanmaması mı? İncindim mi? Utanç duyduğum şey ne?“ Bu sayede öfkenizi sizinle iletişime geçmeye çalışan bir yardımcı olarak görebilirsiniz.

Hiçbir insan kendi utancını veya korkusunu bir başka insanı inciterek iyileştiremez

Öfke doğal bir duygudur ve kesinlikle kötü değildir. Öfke sadece anlaşılmayı bekler. Onu bastırmak yerine kabul etmek ve birincil duygunun ne olabileceği hakkında düşünebilmek insanı dönüştüren bir haldir. Örneğin, insanın hayatında yapacağı inşa edici değişiklikler için öfke bir motivasyon olabilir. Öfke aynı zamanda adaletsizliklere karşı durmaya ve merhamete de çağırır. Kıyıcılığa karşı öfke duymak insanı bir duygudur. Burada önemli olan öfkenin dilini öğrenmektir.

Unutmayın ki, kalpten çıkacak duygularınız yine bir kalbe dokunacak. Hiçbir insan kendi utancını veya korkusunu bir başka insanı inciterek iyileştiremez. Öfke duygusunun getirdiği güçlülük hissini kendi yolumuzdaki olumsuzlukları değiştirebilmek için kullanabildiğimizde dünyamıza şefkatle yeni güzellikler ekleyebiliriz.

ähnliche Artikel

Schreibe einen Kommentar

Deine E-Mail-Adresse wird nicht veröffentlicht. Erforderliche Felder sind mit * markiert.

Schaltfläche "Zurück zum Anfang"